Göz Çevresi Estetiği

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

Alt ve üst gözkapaklarının anatomik yapıları tamamen aynı değildir. Her iki gözkapağında birbirine karşılık denk gelen dokular elbette vardır fakat yine de, anatomi ve fonksiyonları birebir aynı değildir. Ayrıca iki gözkapağının yerleşimleri (biri üstte, biri altta) farklı olduğu için yerçekiminden de farklı etkilenirler. Bu sebeplerden dolayı her iki ameliyat birbirinden oldukça farklıdır. Yapılan kesinin yeri, yapılan ameliyatın şekli, gelişebilecek komplikasyonlar üst ve alt gözkapaklarında farklıdır.

Ameliyattan önce kişiye rutin tetkikler yapılır. Bunlara ek olarak hastada bazı tiroid rahatsızlıkları, gözlerde kuruluğa yolaçan hastalıklar, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı var ise bu hastalıklara yönelik tetkikler de yapılmalıdır.

Her iki gözkapağı farklı özelliklere sahip olduğu için her iki gözkapağı için yapılan ameliyat planı da farklı olmaktadır. Ayrıca her hastada mutlaka hem üst hemde alt gözkapağı estetiği yapılması şart değildir. Ameliyattan önce hasta ayakta dik duruken, gözkapakları üzerine cilde yazı yazabilen cerrahi kalem ile kesi hatları çizilir. Nereden, ne kadar cilt, kas ve yağ doku çıkarılacağı kalem ile belirlenir. Üst gözkapağında, içe doğru girinti yapan bir kıvrım olduğu için ameliyat izinin en az kalması için dikiş hattının bu kıvrımın içinde kalması planlanır. Alt gözkapağında ise böyle bir kıvrım olmadığından kesi, hemen kirpiklerin altından geçecek şekilde planlanır. Sonuçta, kalacak dikiş izleri nerede ise görülemeyecek kadar hafifdir. Ameliyat sonunda amaç, alt gözkapağının yanak ile devamlı olması, aradaki torbalanma yada derideki sarkmaların yokedilmesidir; üst gözkapağında ise sarkmaların alınmasıdır.

Bir diğer önemli nokta da, gözkapağı estetiği ile aynı anda alın germe-kaş kaldırma ameliyatının da yapılıp yapılmayacağına karar verilmesidir. Bazı hastalarda göz kapağı gözün önüne düştüğü için kişi farkında olmadan alın kasları ile kaşlarını kaldırarak gözkapaklarını kaldırır ve çevreyi rahat görmeye çalışır. Bu alın kırışıklıklarına ve gizli kaş düşüklüğüne yol açar. Kaş düşüklüğü bu şekilde kendini belli etmez. Kişi gözkapağı estetiği olup, gözünün önüne düşen gözkapağı sarkıklığını aldırırsa görüşü rahatlar ve alın kasları gevşer. Artık rahat görebildiği için kaşlarını kaldırarak gözkapaklarını açmaya çalışmayı bırakır. Bu da kaşlarda düşüklüğe yol açar. Bu gibi kişiler gözkapağı estetiği ile birlikte alın germe ve kaş kaldırma içinde değerlendirilmelidir.

Tipik bir dört gözkapağı estetik ameliyatı 1-2 saat içinde biter. Önce üst gözkapaklarına, sonra alt gözkapaklarına ameliyat yapılır. Üst gözkapaklarında gözkapağının ortasında bir seviyede, gözkapağı kıvrımının içinde kalacak şekilde, alt gözkapaklarında ise hemen kirpiklerin altından kesi yapılır. Gözkapaklarında dışarı fıtıklaşarak torbalanmaya yolaçan yağ kitlelerine ulaşılır ve fazla yağ dokusu alınır yada yanak bölgesine doğru yayılır. Genellikle üst gözkapağından daha fazla doku çıkarılır. Daha sonra ciltteki ve kas dokusundaki sarkıklığa yolaçan fazla kısımlar alınır. Kas ve cilt ayrı ayrı dikilir. Ciltte deri içinden geçen tek bir dikiş vardır ve düğümsüzdür. Ameliyattan 5 gün sonra bir ucundan çekilerek kolayca alınır (kendiliğinden eriyen dikilerle dikilmişse, dikiş almaya gerek kalmaz).

Ameliyattan sonra gözkapaklarınızda bir gerginlik hissedebilirsiniz. Bu beklenen bir durumdur ve ödem geçtikçe gerginlik azalacaktır. Ödemin geçmesi için yapabileceğiniz en etkili yöntem, yatarken başınızın arkasına büyükçe bir yastık koyarak yatakta hafifçe oturur pozisyonda yatmaktır. Başınız kalp seviyesinden yüksekte olduğu sürece ödemler hızla azalır; normal yastıkla düz yatarsanız ödemin arttığını göreceksiniz. Ödemi daha çabuk geçirmek için kullanılan bir ilaç yoktur. Yalnızca ilk gün etkili olmak üzere gözkapaklarının üzerine buz uygulanabilir; fakat buz uygulamasının ilk günden sonra faydası yoktur.

Ameliyattan sonra dikiş hatları üzerine ince bantlar ile yapılan pansuman görüşünüzü etkilemez (yine de ameliyattan hemen sonra otomobil kullanmamanız önerilir). Ertesi sabah kontrole gelmek üzere hemen evinize dönebilirsiniz.

Taburcu olurken ağrı kesici, antibiyotik ve gözlerde yanma, batma, kuruluk gibi problemlere karşı bir göz damlası reçete edilir.

Gözlerinizde beklenenden fazla şişlik, morarma olduğu takdirde doktorunuzu aramalısınız. Ameliyattan sonra televizyon seyredebilirsiniz fakat televizyon ışığı rahatsız ederse arada bir gözlerinizi dinlendirmeniz önerilir.

Ameliyattan sonraki 1-2 hafta içinde güneşe güneş gözlüğü olmadan çıkmamanız önerilir. Bunun dışında 2 hafta kadar lens takmamanız da faydalı olacaktır.

Bir hafta sonunda dikişleriniz alınır, ödemleriniz azalır ve 10 gün içinde normal günlük yaşantınıza dönebilirsiniz. Dışarı çıkacağınız zaman güneşten korunmak için bir güneş gözlüğü takmanız önerilir. Güneşten korunmalısınız çünkü güneş, gözaltlarında oluşan morlukların geçmesini güçleştirir. Doktorunuza danışarak bu morlukları saklamak için erken dönemde makyaja başlayabilirsiniz.

İlk bir iki hafta içinde alkolden, sigaradan ve ağır egzersizden, spor karşılaşmalarından uzak durmanız önerilir. Alkol, operasyon yerinde su tutulmasına yol açar ve ödemi artırır, sigara ise o bölgedeki kan akımını ve yara iyileşmesini bozar.

Aradan birkaç hafta geçince dikiş hattındaki pembeliğin hızla solduğunu ve izin iyice belirsizleştiğini göreceksiniz. Ameliyatın sonuçları uzun yıllar sürer, hastaların çoğunda hayat boyu tekrar ameliyata gerek görülmez.

Op. Dr. Oytun İdil
oytunmd@gmail.com
0 533 5690649